Yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilmesi için hükmün kesinleşmiş olması koşulu, özellikle 'Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)' kararları, disiplin cezaları ve infaz hakimliği kararları gibi farklı hukuki nitelikteki kararlar açısından nasıl yorumlanmaktadır? İlgili Yargıtay Ceza Daireleri kararları (5. Ceza Dairesi 2017/849 E., 2017/849 K.; 2. Ceza Dairesi 2014/26941 E., 2014/19488 K.; 23. Ceza Dairesi 2016/12110 E., 2016/10630 K.) ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256662

CMK Madde 311/1, yargılamanın yenilenmesi yolunun ancak 'kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava' hakkında başvurulabileceğini açıkça belirtir. Bu temel koşul, kararın niteliği ve hukuki sonuçları açısından farklı yorumlara yol açmaktadır: Birincisi, 'Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)' kararları açısından, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 08.03.2017 tarihli ve 2017/276 E., 2017/849 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, HAGB, CMK 231/5 uyarınca 'sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaz' ve bu nedenle bir mahkumiyet hükmü niteliğinde değildir. Dolayısıyla, HAGB kararları kesinleşmiş hüküm niteliğini taşımadığından, bu kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulması mümkün değildir. İkincisi, 'disiplin cezaları' ve bu cezaları onayan 'infaz hakimliği kararları' açısından, Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 09.07.2014 tarihli ve 2014/26941 E., 2014/19488 K. sayılı kararında, infaz hakimliği kararının CMK 311 anlamında 'hüküm' niteliğinde olmadığı açıkça belirtilmiştir. Mahkûmun ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından verilen hücre hapsi cezasının infaz hakimliği tarafından onanması kararı, bir dava sonucunda verilmiş 'hüküm' değil, infaz rejimiyle ilgili idari/yargısal bir karar olduğundan, yargılamanın yenilenmesi yoluna konu olamaz. Üçüncüsü, hükmün 'henüz kesinleşmemiş' olması durumunda, Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 13.12.2016 tarihli ve 2016/12110 E., 2016/10630 K. sayılı kararında görüldüğü gibi, hüküm temyiz aşamasında veya istinaf kanun yolundan geçmemişse, yani kesinleşmemişse, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulamaz. Bu durumda yapılan başvuru, bir ek temyiz dilekçesi olarak değerlendirilir. Bu içtihatlar bütünü, yargılamanın yenilenmesi gibi olağanüstü kanun yollarının ancak 'kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü' hakkında uygulanabileceği prensibini sıkı bir şekilde yorumlayarak, hukuki belirsizliğin önüne geçmeyi ve kanun yolunun amacına uygun kullanılmasını sağlamayı hedeflemektedir.