Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'te düzenlenen ecrimisil ihbarnamesine itiraz sürecinin hukuki niteliği ve bu sürecin İYUK Madde 11'deki genel 'üst makama başvurma' müessesesi ile karşılaştırılmasını yapınız. Bu özel itiraz yolunun dava açma süresi üzerindeki etkisi Danıştay kararı (17. Daire, 2015/465 E., 2015/132 K.) bağlamında nasıl yorumlanmıştır?
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 86. ve 87. maddelerinde ecrimisil ihbarnamesine karşı özel bir itiraz (düzeltme talebi) yolu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, ecrimisil ihbarnamesine karşı 30 gün içinde ilgili idareye düzeltme talebinde bulunulabilir ve idare bu talebi en geç 30 gün içinde karara bağlayarak sonucunu en geç 15 gün içinde ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile ilgilisine tebliğ eder. Danıştay 17. Dairesi'nin 23.02.2015 tarihli ve 2015/465 E., 2015/132 K. sayılı kararına göre, bu özel itiraz yolu, İYUK Madde 11'de düzenlenen genel 'üst makama başvurma' müessesesinden farklı bir nitelik taşır. İYUK Madde 11, dava açma süresi içinde yapılan başvuruların süreyi durdurmasını ve ret halinde kalan sürenin yeniden başlamasını öngörür. Ancak, ecrimisil mevzuatındaki bu özel itiraz yolu, ecrimisilin kesinleşmesi için zorunlu bir yol olmamakla birlikte, bu yola başvurulduğunda tesis edilen 'ecrimisil düzeltme ihbarnamesi'nin hukuki niteliği yeni bir idari işlem olarak kabul edilir. Yani, yapılan itiraz sonucunda idare tarafından verilen 'düzeltme ihbarnamesi', itiraz konusu işlemi kesinleştiren ve yeni bir dava açma süresi başlatan bağımsız bir idari işlemdir. Bu nedenle, Danıştay kararına göre, ecrimisil ihbarnamesine karşı yapılan düzeltme talebinin İYUK Madde 11 kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Dava açma süresi, ilk ihbarnamenin tebliğ tarihinden değil, 'düzeltme ihbarnamesi'nin ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren yeniden başlar. Bu yorum, özel kanun veya yönetmeliklerde idari başvuru için ayrı ve spesifik bir usul öngörüldüğünde, bu özel usulün genel kanun hükümlerine (İYUK 11) göre öncelikli olduğunu ve hukuki kesinliğin itirazın sonuçlandığı yeni işlemle sağlandığını göstermektedir. Bu sayede, ilgililerin hak arama hürriyeti özel prosedürün sonuçlarına göre yeniden güvence altına alınmış olur.