Kamulaştırma ve imar planları gibi düzenleyici idari işlemlerin yargısal denetiminde dava açma süreleri ve itiraz yollarının işleyişini 2577 sayılı İYUK Madde 7 ve 11 ile 3194 sayılı İmar Kanunu Madde 8/b hükümleri arasındaki ilişki bağlamında açıklayınız. Özellikle belediye meclisi üyelerinin bu süreçteki 'ehliyet' (davacı sıfatı) durumunu tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256649

İmar planları gibi düzenleyici işlemler, İYUK Madde 7/4 uyarınca 'ilan' tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresine tabidir. Ancak, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8/b maddesi bu düzenleyici işlemler için özel bir itiraz süreci öngörür: Planlar bir ay süreyle ilan edilir ve bu süre içinde planlara itiraz edilebilir. İlgili belediye meclisi itirazları 15 gün içinde kesin karara bağlar. Danıştay 6. Dairesi'nin 29.04.2014 tarihli ve 2013/1569 E., 2014/3436 K. sayılı kararına göre, İmar Kanunu'nun bu özel itiraz süresi, İYUK Madde 11 kapsamında yapılan bir başvuru niteliğindedir ve işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Eğer bir aylık askı süresi içinde bu özel itiraz yolu kullanılmışsa, idarenin itiraza açıkça veya zımnen ret cevabı vermesi üzerine dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve geçmiş süre hesaba katılır. Eğer itirazda bulunulmamışsa, dava, planın son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Kararda ayrıca, belediye meclisi üyelerinin imar planlarına karşı dava açma ehliyeti (sübjektif ehliyet) ele alınmıştır. Belediye meclisi üyeleri, kanunlarla kendilerine verilen görevler doğrultusunda belde halkının hak ve menfaatlerini korumakla yükümlüdür. Bu bağlamda, meclis toplantısında bir karara karşı oy kullanan belediye meclisi üyesinin, bu karara karşı dava açma ehliyeti olduğu kabul edilmiştir. Daha da önemlisi, Danıştay, bu meclis üyesinin itirazının reddi üzerine, meclis üyesi dava açmasa bile, meclis üyesinin temsil ettiği belde halkına mensup olan diğer davacıların (ilgililerin) bu itirazın reddine ilişkin işleme karşı dava açabileceğini kabul etmiştir. Bu durum, idari yargının hak arama özgürlüğünü geniş yorumlama ve kamu yararını gözetme yaklaşımını yansıtır.