TCK m. 3'teki orantılılık ilkesi, sadece temel cezanın belirlenmesinde mi rol oynar, yoksa cezanın ertelenmesi (TCK m. 51) veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231) gibi kararlarda da etkili midir?
Bu ilke, ceza hukukunun tüm aşamalarında etkili olan genel bir prensiptir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/36238 E. sayılı kararında, sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmamasının gerekçesi eleştirilmiştir. Bu durum, TCK m. 3'teki orantılılık ilkesinin, cezanın infaz rejimini ve kişiselleştirilmesini etkileyen erteleme, HAGB gibi kurumların uygulanıp uygulanmamasında da dikkate alınması gerektiğini gösterir. Hakim, bu kararları verirken de fiilin ağırlığı, sanığın kişiliği ve cezanın bireyselleştirilmesi amacı arasında orantılı ve adil bir denge kurmakla yükümlüdür. Soyut ve yetersiz gerekçelerle bu kurumların uygulanmaması, orantılılık ilkesinin ihlali anlamına gelebilir. (Yargıtay 18. CD, E: 2015/36238)