CMK m. 311/1-b uyarınca bir tanığın 'ihmal ile' gerçek dışı tanıklıkta bulunduğunun anlaşılması ne anlama gelir? Bu durumun kasten yalan tanıklıktan farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256624

CMK m. 311/1-b, hem 'kasıt' hem de 'ihmal' ile yapılan gerçek dışı tanıklığı bir yenileme nedeni olarak saymıştır. Kasten yalan tanıklık (TCK m. 272), tanığın bilerek ve isteyerek gerçeğe aykırı beyanda bulunmasıdır. İhmal ile gerçek dışı tanıklık ise, tanığın gerçeği söyleme konusundaki özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, dikkatsizlik, tedbirsizlik veya meslekte acemilik gibi nedenlerle yanlış veya eksik bilgi vermesi ve bu durumun hükmü etkilemesidir. Örneğin, bir olayı yanlış hatırlayan veya gördüklerini karıştırarak anlatan bir tanığın durumu, kasıt olmasa da ihmal kapsamında değerlendirilebilir. Kanun koyucu, sadece kasti eylemleri değil, ağır ihmal sonucu ortaya çıkan ve adli hataya neden olan tanıklıkları da hükmün temelini sarsan bir neden olarak görmüştür. (CMK m. 311/1-b)