TCK m. 3'teki orantılılık ilkesi, teşdit (cezanın artırılması) gerekçelerinin niteliği hakkında ne söyler? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3716 E. sayılı kararındaki eleştiriyi açıklayınız.
Bu ilke, teşdit gerekçelerinin somut, sanığın eylemine özgü ve denetlenebilir olmasını gerektirir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararında, 'örgütün niteliği ve yaşanan darbe teşebbüsü süreci' gibi genel ve sanığın eylemine özgü olmayan gerekçelerin, cezanın kişiselleştirilmesinde bir ölçüt olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Benzer şekilde, 'vehamet arz edebilecek olumsuzlukların gözlenmesi' gibi soyut ve somut dayanakları gösterilmeyen ifadeler de yetersiz bulunmuştur. TCK m. 3 uyarınca ceza, fiilin ağırlığıyla orantılı olmalıdır ve bu ağırlık, sanığın somut eylemleri (örgüt içindeki konumu, faaliyetlerinin yoğunluğu vb.) üzerinden değerlendirilmelidir. Genel ve soyut gerekçelerle cezanın ağırlaştırılması orantılılık ilkesine aykırıdır. (Yargıtay 16. CD, E: 2017/3716)