Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/14848 sayılı kararında, duruşmada dinlenen tanıkların beyanlarının neden 'afaki' (soyut) olarak nitelendirildiği ve uyuşmazlığın çözümünde neden dikkate alınamayacağı belirtilmiştir? Doğru usul ne olmalıydı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25638

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/14848 sayılı kararında, duruşmada dinlenen tanıkların beyanları 'afaki' olarak nitelendirilmiştir çünkü tanıklar, uyuşmazlık konusu olan taşınmazları görmeden beyan vermişlerdir. Taşınmaz üzerindeki muhdesatın (yapı, ağaç vb.) tespiti gibi yerinde incelemeyi gerektiren davalarda, tanıkların taşınmaz başında dinlenerek, gösterdikleri muhdesatları somut bir şekilde teşhis etmeleri ve beyanlarını bu somut gözleme dayandırmaları esastır. Duruşma salonunda, taşınmazı görmeden soyut olarak verilen ifadeler, hangi yapının kim tarafından yapıldığı gibi maddi olguları kesin ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde aydınlatamaz. Bu nedenle bu tür beyanlar hükme esas alınamaz. Kararda belirtilen doğru usul, tanıkların taşınmazların başında yapılacak keşifte ayrı ayrı dinlenmeleri, muhdesatları bizzat göstermeleri ve beyanları arasında çelişki çıkarsa HMK m. 261 uyarınca yüzleştirilmeleridir.