HMK'nın 261/1. maddesi uyarınca tanıkların ayrı ayrı dinlenmesinin ve henüz dinlenmemiş olanların salonda bulundurulmamasının temel amacı nedir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/2014 sayılı kararı bu kuralın ihlali durumunda nasıl bir çözüm öngörmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25631

HMK m. 261/1'de yer alan bu kuralın temel amacı, tanıkların birbirlerinin beyanlarından etkilenmeden, tamamen kendi bilgi ve görgülerine dayanarak ifade vermelerini sağlamaktır. Böylece, bir tanığın ifadesinin diğerlerini yönlendirmesi veya ifadeler arasında yapay bir uyum yaratılması engellenerek maddi gerçeğe ulaşılması hedeflenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/2014 sayılı kararında belirtildiği üzere, bir tanığın diğer tanık dinlenirken salonda bulunması usuli bir hatadır; ancak bu hata, tanığın dinlenmemesi için yasal bir sebep teşkil etmez. Mahkeme bu tanığı yine de dinlemelidir. Bu durum, tanık beyanları arasında çelişki olması ve yüzleştirme ile de sonucun alınamaması halinde, hakimin delilleri takdir ederken göz önünde bulunduracağı bir husus olabilir. Tanığın sırf bu nedenle dinlenmemesi, savunma hakkının kısıtlanması ve eksik inceleme nedeniyle bozma sebebidir.