Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1120 E., 2017/531 K. sayılı kararında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olmakla suçlanan bir Cumhuriyet savcısının eylemlerinin 'kişisel suç' olarak kabul edilmesinin gerekçeleri nelerdir? Bu durum Yargıtay'ın ilk derece yargılaması yapma görevi açısından nasıl bir sonuç doğurur?
Kararda, sanığın eylemlerinin 'kişisel irade ve eylemleriyle' FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu, Cumhuriyet savcılığı sıfatından bağımsız olarak, örgütün nihai amacına ulaşmak için örgütsel motivasyonla hareket ettiği ve örgüt adına çalışmalar yaptığı belirtilmiştir. Bu suçlar (TCK 309, 311, 312, 314) 'özgü suç' niteliği taşımadığından ve memur olmanın kurucu unsur olmadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle eylemler 'kişisel suç' olarak kabul edilmiş ve Yargıtay'ın ilk derece yargılaması yapma görevinin 'görev suçları' ile sınırlı ve istisnai oluşu dikkate alınarak, yargılama görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmıştır. (Yargıtay CGK - 2017/1120 E., 2017/531 K.)