Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2013/5157 E. , 2018/73 K. sayılı kararında, 1.05 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği kabul edilerek atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu sonucuna varılmış, ancak yerel mahkemenin beraat kararı bozma sebebi olmuştur. Bu kararda, yüksek alkol oranının tek başına 'güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü' nasıl bir rol oynamıştır?
Kararda, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, 'bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 1.00 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği' belirtilmiştir. Bu durum, yüksek alkol oranlarının somut bir karine oluşturduğunu ve bu seviyede alkollü olan bir kişinin, başka bir kanıta ihtiyaç duyulmaksızın emniyetli araç kullanamayacak halde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini gösterir. Dolayısıyla, 1.05 promil alkol tespitinin, tek başına suçun yasal unsurlarının oluşumu için yeterli bir delil olduğu kabul edilmiştir ve yerel mahkemenin beraat kararı bu nedenle hatalı bulunmuştur. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi - 2013/5157 E., 2018/73 K.)