Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/571 E., 2018/107 K. sayılı kararında, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde mağdurun çantasının 'düğün salonu içerisinden çalındığı' belirtilerek sanığın TCK 141/1'den cezalandırılması talep edilmişken, yerel mahkeme tarafından TCK 142/1-b'den ceza tayin edilmesi neden bozma sebebi olmuştur? Bu durum, iddianamenin 'açıklayıcılık' yükümlülüğü açısından nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #255705

Kararda, iddianamede suçun temel şekli olan TCK 141/1'den cezalandırma talep edilmişken, yerel mahkemenin daha ağır cezayı gerektiren TCK 142/1-b maddesini uygulaması, sanık aleyhine hukuki niteliğin değişmesi anlamına gelir. Bu durumda, CMK 226 uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmesi zorunluydu. Ek savunma hakkı tanınmadan bu şekilde hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir ve mutlak bozma nedenidir. Bu durum, iddianamenin, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması (CMK 170/4) yükümlülüğünün önemini vurgular, zira sanık ancak açıklanan fiile göre savunma yapabilir. (Yargıtay CGK - Karar: 2016/571)