Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/3766 E. , 2017/5371 K. sayılı kararında, kamu görevlisi sanık ile şirket yetkilisi olan sanığın fikir ve eylem birliği içinde hareketle sahtecilik suçunu işlemesi durumunda, kamu görevlisinin eylemi TCK 204/2'yi (memurun resmi belgede sahteciliği) oluştururken, şirket yetkilisinin eylemi TCK 204/1 (özel belgede sahtecilik) olarak mı, yoksa TCK 40/2 ve 38/1 delaletiyle 'memurun resmi belgede sahteciliğine azmettirme suretiyle iştirak' olarak mı cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir? Bu durum, 'özgü suç' kavramı açısından nasıl yorumlanmalıdır?
Kararda, kamu görevlisi sanığın eyleminin TCK 204/2'yi (memurun resmi belgede sahteciliği) oluşturduğu, ancak şirket yetkilisi olan sanık hakkında TCK 204/1 uygulanmasının hatalı olduğu belirtilmiştir. Zira TCK 40/2. maddesine göre, 'özgü suçlarda özel faillik niteliği taşıyan kişilerin fail olabileceği' (burada memur), bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise ancak 'azmettiren veya yardım eden' olarak sorumlu tutulabileceği cihetle, şirket yetkilisi sanığın eyleminin TCK 40/2 ve 38/1 maddeleri delaletiyle 'memurun resmi belgede sahteciliğine azmettirme suretiyle iştirak' suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir. Bu durum, özgü suçlarda faillik sıfatı bulunmayan kişilerin ancak iştirak hükümleriyle cezalandırılabileceğini vurgular. (Yargıtay 11. Ceza Dairesi - 2017/3766 E., 2017/5371 K.)