Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, 'taksirle yaralama' suçunun kovuşturma şartı olan 'şikayetin' gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı hallerde, sanığın 'trafik güvenliğini tehlikeye sokma' suçundan cezalandırılmasının gerekmesi, ceza hukuku ilkeleri açısından nasıl bir denge sağlamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #255699

Bu durum, 'zarar suçu-tehlike suçu' ilkesi ve 'tek fiil-tek suç-tek ceza' prensibi arasında bir denge sağlamaktadır. Eğer daha ağır olan zarar suçu (taksirle yaralama) bir usuli engel (şikayet yokluğu, vazgeçme, uzlaşma) nedeniyle takibat dışı kalıyorsa, aynı eylemle oluşan ancak daha hafif nitelikteki tehlike suçu (trafik güvenliğini tehlikeye sokma) yargılanabilir hale gelir. Bu, sanığın tamamen cezasız kalmasını önlerken, şikayet mekanizmasının da işlevselliğini korur. Yani, mağdurun iradesiyle zarar suçunun kovuşturulamaması, tehlike suçunun yargılanmasını engelmez. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - 2020/6633 E., 2023/4639 K.; Yargıtay 12. Ceza Dairesi - 2016/10371 K.)