Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/701 E., 2018/415 K. sayılı kararında, somut istihbarat üzerine takip edilen bir aracın, önleme araması kararı kapsamında durdurulup arama yapılması neden hukuka aykırı bulunmuştur? Bu durum adli arama ile önleme araması arasındaki keskin ayrımı nasıl vurgulamaktadır?
Kararda, kolluk görevlilerince yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde uyarıcı nitelikteki tabletlerin naklinde kullanılan aracın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesi, aracın belirli bir güzergahta hareket halinde olduğunun görülmesi gibi 'somut suç şüphesi' oluşturan durumlar varken, 'önleme araması kararı'na dayanarak arama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. Suç şüphesi somutlaştığında, aramanın amacı 'suç delillerini elde etmek' olduğundan, CMK'nın 116 ve devamı maddeleri uyarınca 'adli arama kararı' ya da yazılı arama emri alınması gerekirdi. Önleme araması, suç şüphesi altında olmayan kişilere yönelik genel tehlike önleme amaçlı bir idari arama olup, adli arama gerektiren durumlarda kullanılamaz. Bu durum, iki arama türü arasındaki amaca ve dayanağa ilişkin keskin ayrımı vurgulamaktadır. (Yargıtay CGK - Karar: 2016/701)