Önleme araması ve adli arama arasındaki farklardan biri de karar merciidir. PVSK m. 9'a göre önleme aramasına 'mülki amir'in yazılı emriyle karar verilebilirken, bu yetkinin 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerle' sınırlı olmasının ardındaki anayasal güvence nedir?
Bu sınırlamanın ardındaki anayasal güvence, Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen 'özel hayatın gizliliği' ve bu hakka yapılacak müdahalelerin ancak kanunla yetkili kılınmış merciin kararıyla mümkün olabileceği ilkesidir. Anayasa, kural olarak bu tür müdahaleler için 'hâkim kararı'nı esas almıştır. Hâkim kararı, yargısal bir denetimi ve güvenceyi ifade eder. Yürütme organına (mülki amir) bu yetkinin tanınması ise istisnai bir durumdur. Kanun koyucu, bu istisnanın keyfi kullanılmasını önlemek ve temel kural olan hakim güvencesine mümkün olduğunca bağlı kalmak için, mülki amirin yetkisini 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerle' sınırlandırmıştır. Yani, hakime başvurma imkanı varken, bu yol atlanarak doğrudan mülki amir emriyle arama yapılması, bu anayasal güvencenin ihlali anlamına gelir.