Bir sanık hakkında hem görevi kötüye kullanma hem de ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından dava açılmıştır. Yargılama sonunda her iki suçtan da mahkumiyet kararı verilmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/3766 E. sayılı kararı, bu durumu nasıl bir hukuki problem olarak görmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #255661

Yargıtay'ın bu kararı, doğrudan bu içtima ilişkisine değinmese de, genel ceza hukuku ilkeleri açısından bu durum problemlidir. Görevi kötüye kullanma suçu TCK m. 257'de düzenlenmiştir ve hem icrai (aktif bir hareketle) hem de ihmali (yapılması gereken bir şeyi yapmamakla) hareketle işlenebilir. 'İhmali davranışla görevi kötüye kullanma' ayrı bir suç tipi değil, TCK m. 257'nin işleniş biçimlerinden biridir. Dolayısıyla, bir sanığın aynı olay örgüsü içinde hem icrai hem de ihmali davranışla görevi kötüye kullandığı kabul edilse bile, bu tek bir 'görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturur. Zincirleme suç koşulları varsa (TCK m. 43), ceza artırılabilir. Ancak hem 'görevi kötüye kullanma' hem de 'ihmali davranışla görevi kötüye kullanma' diye iki ayrı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi, 'tek fiilden tek ceza verilir' ilkesine ve suçların içtimaı kurallarına aykırıdır.