Kanuni temsilcisi şikayetçi olmayan 13 yaşındaki mağdur için CMK m. 234/2 uyarınca atanan vekilin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun eski ve yeni içtihatları arasındaki temel fark nedir? Bu içtihat değişikliğinin ardındaki temel hukuki sebep nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #255660

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun eski içtihatları (örn: 2008 ve 2009 tarihli kararlar), kanuni temsilci ile atanan vekilin iradeleri çeliştiğinde, çocuğun üstün yararı ve mağdurun korunması ilkesi gereği 'vekilin iradesine' üstünlük tanınması gerektiğini kabul ediyordu. Ancak, daha güncel ve istikrarlı hale gelen yeni içtihatlarda (örn: 2019, 2020, 2022 tarihli kararlar) bu görüşten dönülmüş ve 'kanuni temsilcinin iradesine' üstünlük tanınması gerektiği benimsenmiştir. Bu içtihat değişikliğinin ardındaki temel hukuki sebep, Medeni Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanunu arasındaki hiyerarşi ve yetki ilişkisidir. Yeni içtihat, velayet hakkının Medeni Kanun'dan doğan ve kanuni temsilciye ait olan temel bir temsil yetkisi olduğunu, CMK uyarınca atanan vekilin görevinin bu asli temsil yetkisini ortadan kaldıramayacağını, sadece hukuki yardım sağlamakla sınırlı olduğunu vurgulamaktadır. Vekilin hakları, temsil ettiği kişinin (bu durumda kanuni temsilci aracılığıyla çocuğun) haklarından daha geniş olamaz. Bu nedenle, katılma gibi şahsa bağlı bir hakkın kullanımında asli yetkili olan kanuni temsilcinin iradesi esas alınmıştır.