İddianamede, sanığın müştekiye yönelik eylemi TCK m. 86 (kasten yaralama) olarak nitelendirilmiş ve bu maddeden ceza istenmiştir. Yargılama sırasında, eylemin aslında TCK m. 106 (tehdit) suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Tehdit suçunun cezası, basit yaralamadan daha hafif olduğuna göre, mahkemenin sanığa ek savunma hakkı vermesi gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #255601

Evet, gerekir. CMK m. 226'nın lafzı 'iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez' şeklindedir. Doktrin ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, suçun hukuki niteliğindeki değişiklik sanığın lehine de olsa, sanığa bu durumun bildirilmesi ve savunma yapma imkanı tanınması, 'adil yargılanma hakkı' ve 'savunma hakkının kutsallığı' ilkelerinin bir gereğidir. Sanığın, daha hafif de olsa, hakkında hiç iddia edilmemiş bir suçtan dolayı savunma yapma hakkı vardır. Bu nedenle, mahkeme, eylemin tehdit suçunu oluşturduğuna kanaat getirdiğinde, sanığa bu yeni hukuki nitelendirmeyi bildirerek savunmasını sormalıdır. Bu işlem yapılmadan tehdit suçundan mahkumiyet kurulması usule aykırı olacaktır.