Kolluk, sanığın rızası ile uyuşturucu maddeyi teslim aldığını tutanağa geçirmiştir. Sanık ise mahkemede rızasının olmadığını, baskı altında teslim ettiğini iddia etmektedir. Bu durumda, 'rızanın varlığı' nasıl değerlendirilmelidir ve delilin hukuka uygunluğu nasıl etkilenir? (CGK - 2018/664 K.)
Bu durumda 'rızanın varlığı' son derece şüphelidir ve delilin hukuka uygunluğunu tartışmalı hale getirir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/664 K. sayılı kararında da benzer bir durum incelenmiş ve sanığın kendiliğinden teslim ettiğine dair savunmasına (suçüstü hali gibi ek delillerle desteklenmediği için) itibar edilmemiştir. Hukuken geçerli bir rızanın, kişinin tüm sonuçlarını bilerek, hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın, özgür iradesiyle açıklanması gerekir. Bir polis kontrolü sırasında, otorite figürü karşısında bulunan bir şüphelinin verdiği 'rıza', genellikle özgür irade ürünü olarak kabul edilmez. Yargıtay, bu tür durumlarda rızaya dayalı aramanın geçerliliğini sorgulamakta ve kural olarak CMK'daki arama usullerinin (karar/emir) uygulanmasını aramaktadır. Olay tutanağında 'rızaen teslim etti' yazması tek başına yeterli değildir; rızanın şüpheden uzak bir şekilde ispatlanması gerekir. Aksi halde, delil hukuka aykırı kabul edilebilir.