TCK m. 179/3'ün uygulanmasında, alkolün kandaki seviyesinin ortalama olarak saatte ne kadar azaldığı kabul edilmektedir? Olaydan 10 dakika sonra yapılan ölçümde 0.49 promil alkollü çıkan bir sanığın, kaza anındaki alkol oranı nasıl hesaplanır ve bu durum 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesiyle nasıl ilişkilendirilir? (CGK - 2018/608 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #255591

Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu ve bu görüşü benimseyen Yargıtay, alkolün kandaki seviyesinin ortalama olarak 'saatte 0.15 promil' azaldığını bilimsel bir veri olarak kabul etmektedir. CGK'nın 2018/608 K. sayılı kararındaki olayda, kazadan 10 dakika sonra yapılan ölçümde 0.49 promil tespit edilmiştir. Geriye dönük hesaplama yapıldığında (back calculation), kaza anında sanığın kanındaki alkol oranının 0.50 promilin cüzi bir miktar üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, bu hesaplama bir tahmine dayanır ve kesinlik arz etmez. Özellikle sınırda olan değerlerde, 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesi devreye girer. CGK, bu küçük farka ve sanığın emniyetsiz sürüş yaptığına dair başka bir delil olmamasına dayanarak, suçun şüpheye yer bırakmayacak kesinlikte ispat edilemediğine ve beraat verilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu, ceza muhakemesinde mahkumiyetin varsayımlara değil, kesin ve açık ispata dayanması gerektiği ilkesinin bir sonucudur.