CMK m. 234/2'ye göre, on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul olan ve vekili bulunmayan mağdura 'istemi aranmaksızın' bir vekil görevlendirilir. Bu vekilin göreve başlamasıyla, sonradan devreye giren kanuni temsilcinin (örn. babanın) iradesi arasında bir çelişki olursa ne olur? (Örn: Vekil şikayete devam etmek, baba vazgeçmek istiyor.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #255558

Bu durumda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre (örn: 2022/35 E., 2022/274 K.), kanuni temsilcinin iradesi üstün tutulur. CMK m. 234/2 uyarınca atanan vekilin görevi, mağdura ve kanuni temsilcisine hukuki yardımda bulunmaktır; kanuni temsilcinin Medeni Kanun'dan kaynaklanan temsil yetkisini ortadan kaldırmaz veya onun yerine geçmez. Kanuni temsilci, mağdur adına şikayetten vazgeçme veya davaya katılmama yönünde bir irade ortaya koyduğunda, bu irade asıldır. Atanmış vekilin bu iradeye aykırı olarak tek başına şikayeti devam ettirme veya kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmamaktadır. Vekilin bu hakları kullanabilmesi, kanuni temsilcinin katılma yönündeki iradesine bağlıdır. Dolayısıyla, baba şikayetten vazgeçerse, vekilin buna rağmen davayı sürdürmesi mümkün değildir.