Suçtan zarar görenin (mağdurun), duruşmalardan usulüne uygun haberdar edilmesine rağmen, davaya katılma talebinde bulunmaması, nihai hükmü temyiz etme hakkını nasıl etkiler? CMK m. 234 ve 260 arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
CMK m. 234/1-b-6, mağdurun kanun yollarına başvurma hakkını 'davaya katılmış olma koşuluna' bağlamıştır. CMK m. 260 ise temyiz hakkı olanları sayarken 'katılan sıfatını almış olanlar' ile 'katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar'ı ayırır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/184 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu iki madde birlikte yorumlandığında; duruşmalardan usulüne uygun haberdar edilen ve katılma hakkı kendisine hatırlatılan bir suçtan zarar gören, açıkça katılma talebinde bulunmazsa 'katılan' sıfatını kazanamaz. Dolayısıyla, nihai hükmü temyiz etme hakkı da bulunmaz. Temyiz hakkının doğabilmesi için ya usulüne uygun şekilde davaya katılmış olması ya da davadan haberdar edilmemiş olması nedeniyle katılma hakkını kullanamamış olması gerekir. Haberdar olup sessiz kalan mağdurun, temyiz hakkını kaybettiği kabul edilir.