Somut bir suç şüphesi (örneğin, isme ve plakaya yönelik bir uyuşturucu sevkiyatı ihbarı) mevcutken, kolluğun 'önleme araması' kararına dayanarak yaptığı arama hukuka uygun mudur? Bu durumda elde edilen delillerin akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #255550

Hayır, hukuka uygun değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre (örn: 2016/284 E., 2018/615 K.), somut bir suçun işlendiğine dair 'makul şüphe' oluşturan bir bilgi (isim, plaka, güzergah gibi spesifik detaylar içeren ihbar) mevcut olduğunda, yapılması gereken arama 'adli arama'dır. Adli arama ise CMK m. 116 vd. hükümlerine göre, kural olarak hakim kararı veya C. Savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Bu durumda, genel ve soyut tehlikeleri önlemeye yönelik olan 'önleme araması' kararına dayanılarak arama yapılamaz. Suç şüphesi somutlaştığı anda, kolluğun PVSK'dan doğan önleyici yetkileri sona erer ve CMK'dan doğan adli görevleri başlar. Önleme araması kararına dayanılarak yapılan böyle bir arama hukuka aykırıdır ve bu yolla elde edilen deliller (örneğin, uyuşturucu madde), 'hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil' (yasak delil) olduğundan Anayasa m. 38/6 ve CMK m. 217/2 uyarınca hükme esas alınamaz.