Yargıtay içtihatları ışığında, 'adli arama' ve 'önleme araması' arasındaki temel farkları amaç, hukuki dayanak, karar mercii ve arama için aranan şüphe standardı açısından karşılaştırınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/664 K. sayılı kararında da detaylıca açıklandığı gibi, bu iki arama türü arasında temel farklar şunlardır: 1. **Amaç:** Adli arama, işlenmiş bir suçun şüphelisini, sanığını veya delillerini elde etmek amacıyla yapılır (delil toplama tedbiri). Önleme araması ise, bir suçun işlenmesini veya bir tehlikeyi önlemek amacıyla yapılır (idari kolluk tedbiri). 2. **Hukuki Dayanak:** Adli arama CMK m. 116 vd. hükümlerine tabidir. Önleme araması ise 2559 sayılı PVSK m. 9 ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'ne dayanır. 3. **Karar Mercii:** Adli aramaya kural olarak hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde C. Savcısı, ona ulaşılamadığında kolluk amiri karar verir. Önleme aramasına ise kural olarak hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amir (vali, kaymakam) yazılı emirle karar verir. C. Savcısının önleme aramasında rolü yoktur. 4. **Şüphe Standardı:** Adli arama için somut olgulara dayalı 'makul şüphe' (CMK m. 116) gerekir. Önleme araması için ise somut ve öngörülebilir bir tehlikenin varlığını gösteren 'makul sebep' (PVSK m. 9) yeterlidir. Yargıtay'a göre makul şüphe, makul sebepten daha yoğun bir şüpheyi ifade eder.