Yargıtay'ın 12. Ceza Dairesi'nin 2016/7564 K. sayılı kararında, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı olayda, aşamalarda sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi sebebiyle eylemin 'kül halinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturduğu' kabul edilerek yalnızca bu suçtan mahkumiyet hükmü tesis edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumun temel gerekçesi nedir?
Kararda, taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK 179/3'teki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ise tehlike suçu olduğu belirtilmiştir. Her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suçtan cezalandırılacağı belirlenirken zarar suçu-tehlike suçu kriteri esas alınır. Mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralanması nedeniyle taksirle yaralama suçunun şikayete bağlı olduğu ve mağdurun şikayetinden vazgeçmesi üzerine taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı bir durumda, eylemin 'kül halinde' (bütün olarak) TCK 179'daki tehlike suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanığın yalnızca bu suçtan cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir. Aksi takdirde, düşme hükmü tesis edilip trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi hatalı bulunmuştur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - 2016/7564 K.)