Yargıtay kararlarında, alkol testinde çıkan promil oranının her insanda aynı sonuca yol açmadığı, kişinin bünyesel özellikleri gibi etmenlerin rol oynadığı belirtilse de, belirli bir promil oranının üzerinde ('1.00 promil') alkollü olduğu saptanan sürücülerin 'güvenli sürüş yeteneğini kaybedeceği'nin bilimsel olarak kabul edilmesi neden bir tartışma konusu olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #255532

Yargıtay kararlarında, '1.00 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği' belirtilmiştir. Ancak yerel mahkemenin direnme gerekçesinde bu durumun 'mutlak bir karine' olarak kabulünü ceza hukuku ilkeleriyle bağdaştırmanın zor olduğu eleştirisi yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu raporlarının dahi 'hemen tümünün' etkilendiğini belirtmesi, istisnaların olabileceğine işaret ettiğinden, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği her durumda mutlak bir karine kabulü tartışmalıdır. Bilimsel olarak her insanın alkole verdiği tepkinin bireysel farklılıklar göstermesi, bu tartışmanın temelini oluşturur. (Yargıtay CGK - Karar: 2016/405)