Mağdurun kanuni temsilcisinin, mağdura karşı işlenen suçun sanıklarından birisi olması veya sanıkla arasında akrabalık ilişkisi bulunması gibi menfaat çatışması durumlarında mağdurun davaya katılıp katılmayacağı sorunu nasıl çözümlenmelidir?
Mağdurun kanuni temsilcisinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaatinin çatıştığı durumlarda (örneğin, temsilcinin sanık olması veya sanıkla akrabalık ilişkisi bulunması), Medeni Kanun'un 426/2. maddesi uyarınca işlem yapılmalı ve kayyım atanması sağlanmalıdır. Bu durumda, kayyımın iradesine üstünlük tanınarak mağdurun davaya katılıp katılmayacağı sorunu çözümlenir. (Yargıtay CGK Karar: 2018/80, 2020/416 K.; 2022/35 E., 2022/274 K.)