Katılma konusunda ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük veya kısıtlı mağdurun kanuni temsilcisinin iradesi ile CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca görevlendirilen vekilinin iradesi çeliştiği takdirde hangi iradeye üstünlük tanınmalıdır? Bu durumun hukuki gerekçesi nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarına göre, katılma konusunda ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük veya kısıtlı mağdurun kanuni temsilcisinin iradesi ile CMK'nın 234/2. maddesi ile görevlendirilen vekilin iradelerinin çelişmesi hâlinde 'kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanınmalıdır.' Bu durum, velayet hakkının anne-babanın kişilik haklarının bir parçası olmasından, başkasına devredilememesinden ve vekilin yetkilerinin asilden (kanuni temsilciden) fazla olamayacağı ilkesinden kaynaklanmaktadır. Kanuni temsilcinin görevi kötüye kullandığı durumlar ise ayrı değerlendirilmelidir. (Yargıtay CGK Karar: 2018/80, 2020/416 K.; 2022/35 E., 2022/274 K.)