Sanığın kaza anında 0,50 promilin biraz üzerinde alkollü olduğu, ancak alkolün kandaki seviyesinin ortalama olarak 0,15 promil azaldığı gözetilerek ve sanığın harici davranışlarında güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair bilgi veya belge bulunmaması halinde, TCK 179/3 suçunun oluştuğu kabul edilebilir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/608 sayılı kararına göre bu durum nasıl değerlendirilmelidir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/608 sayılı kararına göre, sanığın kaza anında 0,50 promilin biraz üzerinde alkollü olduğu varsayılsa bile (zira kazadan 10 dakika sonra 0,49 promil tespit edilmiştir), alkolün kandaki seviyesinin ortalama olarak 0,15 promil azaldığı dikkate alındığında, bu seviye suç tarihinde geçerli olan ve cezalandırılmayı gerektiren 1,00 promilin üzerine çıkmamaktadır. Ayrıca, sanığın vücudunda gevşeme, dikkat azalması, cesaretlenme gibi emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olduğuna dair bir bilgi veya belge bulunmaması karşısında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından suçun oluşmadığı kabul edilmelidir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/608)