TCK m. 179/3'teki alkollü araç kullanma suçu bir 'tehlike suçu'dur. Taksirle yaralama ise bir 'zarar suçu'dur. Yargıtay'ın, bu iki suçun birleşmesi halinde 'zarar suçu-tehlike suçu' ölçütünü esas almasının ardındaki hukuki mantık nedir?
Bu yaklaşımın ardındaki hukuki mantık, ceza hukukunun 'ultima ratio' (son çare) olması ve 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırmama) ilkeleridir. Tehlike suçları, belirli bir zararın meydana gelmesinden önceki aşamayı, yani zararın doğma potansiyelini cezalandırır. Zarar suçları ise, o tehlikenin somut bir zarara (yaralanma, ölüm, malın yok olması vb.) dönüşmüş halini cezalandırır. Yargıtay'a göre, tehlike somut bir zarara dönüştüğünde, daha azı (tehlike hali) daha çoğun (zarar hali) içinde erir ve tek bir fiil olarak kabul edilir. Faili hem tehlike yarattığı için hem de bu tehlikeden doğan zarar için ayrı ayrı cezalandırmak, aynı haksızlığın iki kez cezalandırılması anlamına gelir. Bu nedenle, daha ağır ve kapsayıcı olan zarar suçundan (taksirle yaralama/öldürme) hüküm kurulması, ceza adaletine ve suçların içtimaı kurallarına daha uygun görülmektedir.