TCK m. 180'de düzenlenen 'trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma' suçu, neden karayolu ulaşım araçlarını kapsamamaktadır? Bu durumun TCK m. 179 açısından doğurduğu sonuç nedir?
TCK m. 180, 'Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle neden olan kimseye' ceza öngörmektedir. Madde metni bilinçli bir tercihle 'karayolu' ulaşımını kapsam dışı bırakmıştır. Bunun temel nedeni, karayolu trafiğindeki taksirli kural ihlallerinin zaten çok sayıda olması ve her birini ceza hukuku alanına taşımanın 'son çare (ultima ratio)' ilkesine aykırı olacağı düşüncesidir. Karayolu trafiğindeki taksirli fiiller, genellikle bir zarar (yaralanma, ölüm) meydana geldiğinde TCK m. 89 ve m. 85 kapsamında, zarar meydana gelmediğinde ise 2918 sayılı KTK kapsamında idari yaptırımlarla karşılanmaktadır. Bu durumun TCK m. 179 açısından doğurduğu en önemli sonuç, TCK m. 179/2'de düzenlenen tehlikeli araç kullanma suçunun 'ancak kasten işlenebilen bir suç' olduğunun teyit edilmesidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/15565 E. sayılı kararında da bu husus açıkça vurgulanmıştır.