Kolluk, 'durumundan şüphelendiği' bir kişiyi durdurur. PVSK m. 4/A'ya göre bu şüphenin niteliği ne olmalıdır? Süreklilik arz eden ve keyfilik oluşturan durdurma işlemlerinin hukuki sakıncası nedir?
PVSK m. 4/A, durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için 'polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması' gerektiğini belirtir. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 27. maddesi ise bu standardı 'umma derecesinde makul şüphe' olarak tanımlar. Bu, soyut bir sezginin ötesinde, kişinin bir suç işleyeceği veya işlediği yönünde somut emarelere dayalı bir şüphe olması gerektiği anlamına gelir. Kanun, aynı maddenin devamında 'Süreklilik arz edecek, fiili durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz' diyerek bu yetkinin kötüye kullanılmasını engellemiştir. Hukuki sakıncası, bu tür keyfi uygulamaların temel hak ve özgürlükleri (özellikle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı) ihlal etmesi ve bu yolla elde edilen delillerin hukuka aykırı hale gelme riskidir. Yargıtay da kararlarında, durdurmanın somut bir sebebe dayanması gerektiğini ve genel, soyut şüpheyle yapılamayacağını vurgulamaktadır.