Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/348 sayılı kararında, 'suçun ismi farklı ise artık aynı suçtan bahsedilemeyeceği' belirtilmiştir. Bu durum, bir suçun temel şekli ile nitelikli şeklinin farklı isimler taşıması (örneğin, 'hırsızlık' ve 'nitelikli hırsızlık' gibi ayrı maddelerde düzenlenmesi) halinde zincirleme suçun uygulanmasını engeller mi?
Hayır, engellemez. TCK m.43/1'in açık hükmüne göre 'Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır.' Dolayısıyla, Yargıtay'ın ifadesi, kanunda tamamen farklı suç tipleri olarak tanımlanmış suçlar (örn: dolandırıcılık ile güveni kötüye kullanma) için geçerlidir. Bir suçun temel ve nitelikli halleri, kanunda farklı maddelerde düzenlense veya farklı başlıklar altında yer alsa bile, TCK m.43/1 uyarınca 'aynı suç' kabul edilir ve zincirleme suçun 'aynı suç' unsuru gerçekleşmiş olur.