Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2021/4490 E. sayılı kararında, iki hırsızlık olayı arasında yaklaşık 1.5 aylık bir süre olması 'hukuki kesinti' olarak nitelendirilmiştir. Bu 'hukuki kesinti' kavramı, iddianamenin düzenlenmesiyle oluşan hukuki kesintiden farklı mıdır?
Evet, farklıdır. İddianamenin düzenlenmesiyle oluşan 'hukuki kesinti', CMK'dan kaynaklanan ve yargısal bir işlemle (iddianamenin mahkemece kabulüyle) ortaya çıkan formel bir kesintidir. Yargıtay 6. CD'nin kararında bahsettiği 'hukuki kesinti' ise muhtemelen, suçlar arasında geçen sürenin uzunluğu nedeniyle 'aynı suç işleme kararı'nın devam etmediği, kastın yenilendiği ve bu nedenle eylemlerin birbirinden bağımsız hale geldiği anlamında kullanılmıştır. Bu, daha çok maddi bir kesinti veya 'fiili kesinti' olarak da adlandırılabilecek bir durumdur ve suçun sübjektif unsuruyla ilgilidir. Yargıtay bazen bu tür fiili kesintileri de 'hukuki kesinti' olarak ifade edebilmektedir, ancak CMK'daki formel hukuki kesintiden ayrılır.