CMK Madde 217'deki 'delillerin serbestliği' ilkesi, Alman usul hukukundan nasıl ayrılmaktadır? Gerekçede yer alan bu farklılığın Türk hukuk sistemindeki delil değerlendirme yaklaşımına etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #252083

CMK Madde 217'nin gerekçesi, 'Tasarı, delil, iz, eser ve emareleri de ayrıca zikretmek suretiyle Alman usulünden ayrılmış bulunmaktadır' ifadesiyle bu farklılığı ortaya koyar. Alman usul hukuku bazı delil türlerine (örneğin tanık beyanlarına) daha sıkı kurallar ve sınırlamalar getirebilir veya belirli delillerin belirli konuları ispatta mutlak olduğunu kabul edebilir (kanuni delil sistemi). Türk hukuk sistemi ise, 'delillerin serbestliği' ilkesiyle, kanunda özel bir düzenleme (delil yasağı) bulunmadıkça, her türlü delilin (iz, eser, emare gibi) suçun varlığını ve sanığın sorumluluğunu ispatta kullanılabileceğini kabul eder. Bu durum, Türk yargıçlarına delillerin kabulünde ve değerlendirilmesinde daha geniş bir takdir yetkisi tanır ve vicdani kanaate dayalı serbest delil sistemini güçlendirir. Bu sayede hâkim, maddi gerçeğe ulaşmak için daha geniş bir yelpazede kanıtlara başvurabilir, ancak bu delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması temel şarttır.