İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK) mahkeme kararlarının infazına ilişkin genel prensip nedir ve bu prensibin ihlali durumunda ortaya çıkan 'hizmet kusuru'nun tazminat hukuku açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #252078

İYUK Madde 28/1, idari yargı kararlarının 'icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur' hükmünü içerir. Bu, Anayasa'nın 138/4. maddesindeki yargı kararlarına uyma zorunluluğunun bir yansımasıdır. İdarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikteki yargı kararlarını 'aynen' ve 'gecikmeksizin' uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır (Danıştay 15. Daire - Karar: 2017/6672). Bu prensibin ihlali, yani yargı kararının hiç uygulanmaması, geç uygulanması veya eksik uygulanması, idarenin 'ağır hizmet kusuru'nu oluşturur (Danıştay 3. Daire - Karar: 2014/283). Bu 'ağır hizmet kusuru', idarenin tazmin sorumluluğunu doğurur. İYUK Madde 28/3 uyarınca, bu durumda idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Manevi tazminatın miktarı, idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, caydırıcı ve cezalandırıcı nitelikte olmalıdır (Danıştay 5. Daire - Karar: 2013/5655). Bu durum, bireylerin hukuk güvenliğini sağlamak ve hukuk devletini pekiştirmek için önemli bir mekanizmadır.