CMK Madde 217'de yer alan 'delillerin serbestçe takdir edilmesi' ilkesi ile 'adil yargılanma hakkı' arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Hukuka aykırı delillerin bu bağlamda dışlanmasının adil yargılanmaya katkısı nedir?
CMK Madde 217/1, hâkimin vicdani kanaatiyle delilleri serbestçe takdir etmesini öngörürken, aynı maddenin ikinci fıkrası ve Anayasa'nın 38/6. maddesi, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin kullanılamayacağını belirtir. Bu iki ilke, 'adil yargılanma hakkı' (Anayasa 36, AİHS 6) çerçevesinde bir bütünlük oluşturur. Delillerin serbestçe takdir edilmesi, hâkime geniş bir değerlendirme alanı tanırken, bu takdir yetkisi hukukun temel ilkeleri ve insan haklarıyla sınırlıdır. Hukuka aykırı delillerin dışlanması, delillerin doğruluğunu, haklılığını ve hakkaniyete uygunluğunu sağlamayı amaçlar (CMK 217 Gerekçesi). İşkence, narko analiz, baskı gibi yöntemlerle elde edilen delillerin kabul edilmemesi, yargılamanın hakkaniyetini korur, 'silahların eşitliği' ilkesine hizmet eder ve hukuk devletinin bir gereğidir. Zira, adil yargılanma hakkı, hukuka uygun toplanmayan delillerle sağlanamaz. Bu dışlama kuralı, yargılamanın bütününde tarafların denge içinde olmasını ve usul kurallarına riayet edilmesini güvence altına alır.