Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 2022/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 71. ve 73. maddelerinde düzenlenen 'davaya vekaletin kanuni kapsamı' ilkesiyle ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Genel vekaletnamenin dava takip yetkisi üzerindeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #252074

HMK 71, dava ehliyeti bulunan herkesin davasını kendisi veya vekil aracılığıyla açıp takip edebileceğini; HMK 73 ise 'davaya vekaletin' hüküm kesinleşinceye kadar vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına yetki verdiğini belirtir. Ancak İçtihadı Birleştirme Kararı, bu genel düzenlemeyi, vekaletnamenin dava açma veya savunma yapma yetkisini her zaman kapsamadığı şeklinde yorumlamıştır. Karar, umumi (genel) bir vekaletnamenin tek başına vekile müvekkili adına dava açma veya müvekkiline karşı açılmış olan davada savunmada bulunma yetkisi vermediğini vurgulamıştır (Kuru, Baki; Yılmaz, Ejder; Pekcanıtez, Hakan gibi öğretideki görüşlere atıfla). Buna göre, vekilin müvekkilini davada temsil edebilmesi için ya genel vekaletnamede özel bir dava takip etme yetkisi bulunmalı ya da ayrı bir dava vekaletnamesi verilmelidir. Bu, vekaletnamenin kapsamının 'işin niteliğine göre' belirlenmesi (TBK 504) ve avukat-müvekkil arasındaki iç ilişkideki talimatın önemini ortaya koyar. İçtihadı Birleştirme Kararı, bu nedenle itirazın iptali gibi yeni bir dava niteliğindeki davanın tebligatının vekile değil, asıla yapılmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir.