Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/1-477 sayılı kararına göre, 'haksız tahrik' hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan 'failin öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalması' koşulunun, sanığın çelişkili savunmaları ve tanık beyanları karşısında nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususunda mahkemelerin dikkat etmesi gereken temel ölçüt nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/1-477 sayılı kararı, haksız tahrik hükümlerinin (TCK 29) uygulanabilmesi için failin 'öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalması' ve işlediği suçun bu ruhi durumun tepkisi olması gerektiğini belirtir. Mahkemenin dikkat etmesi gereken temel ölçüt, sanığın beyanlarının 'gerçekçi, akılcı, olayı temsil edici, kanıtlayıcı ve hukuka uygun' olup olmadığıdır. Kararda, sanığın olay öncesi maktulün haksız eylemlerine ilişkin beyanlarının aşamalarda tutarsızlık göstermesi ve dosya içerisinde bu beyanları doğrulayan herhangi bir delilin bulunmaması nedeniyle çelişkili sanık savunmasına itibar edilmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yerine, olayın hemen akabinde alınan ifadesinden duruşmadaki beyanlarına kadar istikrarlı şekilde aynı yönde anlatımda bulunan tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, hâkimin vicdani kanaatini oluştururken, delillerin güvenilirliğini ve tutarlılığını ön planda tutması gerektiğini göstermektedir.