CMK Madde 217'de belirtilen 'vicdanî kanaat' kavramı, ceza muhakemesinde hâkimin sübjektif bir değerlendirmesi olarak mı anlaşılmalıdır, yoksa objektif unsurlara dayalı bir takdir yetkisi midir? İlgili uluslararası ve ulusal yargı kararları çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #252059

CMK Madde 217/1, hâkimin kararını duruşmaya getirilmiş ve tartışılmış delillere dayalı 'vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edeceğini' belirtir. Bu, hâkimin sadece sübjektif hislerine göre değil, somut, gerçekçi, akılcı ve kanıtlayıcı deliller üzerinden hukuka uygun bir değerlendirme yapması gerektiği anlamına gelir. Fransız Kanunu vicdanî kanaati 'akla dayalı izlenim', Portekiz Kanunu ise 'tecrübe kurallarına göre bir takdir' olarak tanımlar (CMK Madde 217 Gerekçesi). Yargıtay Ceza Genel Kurulu da bu sistemi, 'hem delil serbestliği hem de delillerin değerlendirilmesi serbestliği' olarak yorumlamakta, hükme dayanak alınan delillerin 'gerçekçi, akılcı, olayı temsil edici, kanıtlayıcı ve hukuka uygun' bulunması gerektiğini vurgulamaktadır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Karar: 2014/1-477). Dolayısıyla vicdanî kanaat, hukuka uygun toplanmış ve duruşmada tartışılmış delillerin rasyonel bir değerlendirmesi sonucunda oluşan objektif bir süreci ifade eder.