Ceza Muhakemesi Hukukunda, delillerin serbestliği ilkesinin temelini oluşturan gerekçe nedir ve bu ilke hangi sınırlamalarla dengelemiştir? Karşılaştırmalı hukuktan örnekler vererek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #252058

Delillerin serbestliği ilkesinin temel gerekçesi, ceza davasında maddi gerçeğe, yani suçun gerçekten işlenip işlenmediğine ve sanığın sorumluluğuna ulaşılmasıdır. Türk sistemi, bu amaca ulaşmak için kanun koyduğu haller dışında her türlü delille ispatın mümkün olduğunu kabul etmiştir (CMK Madde 217 Gerekçesi). Ancak bu serbestlik mutlak değildir; hukuka uygunluk ilkesiyle dengelenmiştir. Anayasa'nın 38/6. maddesi ile CMK'nın 217/2. maddesi, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını emredici bir şekilde belirtir. Bu, delil elde etme ve değerlendirme yasakları olarak ikiye ayrılır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/591). Karşılaştırmalı hukukta bu durum farklılık gösterir. Örneğin, İngiltere'de delilin geçersiz sayılması ağır kusur veya davanın adilliğine zarar verme koşuluna bağlanırken, Amerika Birleşik Devletleri hukukunda ise ihlalin hedefi sanık değilse veya delil her halükarda elde edilecek olsaydı geçerli sayılabilmektedir. Türk hukuku ise bu konuda daha katı bir 'mutlak dışlama' kuralı benimsemiştir. (CMK Madde 217 Gerekçesi)