Çevrenin kirletilmesi suçlarında, mahkemenin genel gözlem ve kabullere dayanarak kirliliğin oluştuğuna karar vermesi hukuken yeterli midir? Yargıtay bu konuda ne tür bir ispat standardı aramaktadır?
Hayır, yeterli değildir. Yargıtay, mahkemenin genel gözlem ve kabullere dayanarak (örneğin, 'görüntü kirliliği var', 'kötü koku yayılıyor' gibi) mahkumiyet kararı vermesini hukuka aykırı bulmakta ve bozma nedeni yapmaktadır. Yargıtay'ın aradığı ispat standardı, teknik ve bilimsel verilere dayanmaktır. Suçun ispatı için; kirlilik kaynağının tespiti, atık veya artıkların ilgili yönetmeliklerde belirtilen nitelikte olup olmadığının belirlenmesi ve özellikle yönetmeliklerde öngörülen emisyon veya deşarj sınır değerlerinin aşılıp aşılmadığının bilimsel yöntemlerle (numune alma, analiz vb.) tespit edilmesi gerekir. Bu tespitlerin, Yargıtay denetimine elverişli, kapsamlı bir bilirkişi raporu ile ortaya konulması zorunludur. (Y18CD-K. 2017/2164) (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/cevrenin-kasten-veya-taksirle-kirletilmesi-sucu-cezasi-nedir.html)