Anayasa Mahkemesi ve Danıştay, havaalanı gibi yerlerde X-ray cihazı ile yapılan taramaları 'arama' olarak mı, yoksa farklı bir kavramla mı nitelendirmektedir? Bu iki yüksek mahkemenin yaklaşımını karşılaştırınız.
İki yüksek mahkemenin yaklaşımı farklılık arz etmektedir. Anayasa Mahkemesi, kişilerin eşyasının X-ray cihazından geçirilmesini 'klasik arama' olarak kabul etmeyip, bu uygulamayı 'genel güvenlik kontrolü' olarak tanımlamaktadır (Bireysel Başvuru Kararı, 2018/21866). AYM'ye göre bu, arama niteliği taşımayan, daha sınırlı bir kontrol faaliyetidir. Danıştay 10. Dairesi ise avukatların X-ray taramasından geçirilmesiyle ilgili bir kararında, bu işlemin sır saklama yükümlülüğünü ihlal etmeyeceğini belirterek uygulamada hukuka aykırılık bulmamıştır (22.06.2021, 2016/14348 E.). Ancak hakimlerle ilgili daha güncel bir kararında (09.02.2023, 2018/3428 E.), 2802 sayılı Kanun'daki arama yasağını bertaraf edecek bir yasal düzenleme olmadığını belirterek, hakimlerin elle aranmasını öngören idari işlemi iptal etmiştir. Bu karar, X-ray taraması sonrası elle arama yapılmasını da kapsayan bir bütün olarak güvenlik kontrolünü, kanuni muafiyet karşısında hukuka aykırı bulma eğilimindedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/yargi-mensuplari-yönünden-havaalani-güvenlik-kontrolleri)