Cinsel suçlarda, sanık ile mağdur arasında önceden bir 'arkadaşlık' veya 'husumet' bulunmasının, davanın sonucuna etkisi nasıl değerlendirilir?
Bu durum iki yönlü değerlendirilir. 'Arkadaşlık' ilişkisi, bazen eylemin rızayla gerçekleştiği ancak sonradan bir anlaşmazlık nedeniyle şikayete konu edildiği yönünde sanık lehine bir savunma argümanı olabilir. Ancak her arkadaşlık ilişkisi rızanın varlığını göstermez. 'Husumet' ise, genellikle sanık tarafından mağdurun kendisine iftira attığını kanıtlamak için kullanılır. Yargıtay kararlarında, mağdurun sanığa iftira atması için aralarında bir husumet bulunmaması, mağdur beyanının güvenilirliğini artıran bir kriter olarak sıkça vurgulanır. Eğer somut bir husumet (alacak-verecek, eski bir kavga vb.) ispatlanırsa, bu durum mağdur beyanını şüpheli hale getirebilir ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği sanık lehine yorumlanabilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/cinsel-suclarin-ispati/)