Bir sanık hakkında TCK m. 220/2'den (örgüt üyeliği) açılan bir davada, sanığın 2012'den sonra örgütsel bir faaliyetinin bulunmadığı, ancak daha öncesinde toplantılara katıldığı ve dernek üyesi olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2019/7268 E. sayılı kararına göre, bu durumda mahkemenin TCK m. 30/1'deki 'hata' hükmünü tartışması neden gerekmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25011

Yargıtay'ın ilgili kararında, bu durumda TCK m. 30/1'deki 'hata' hükmünün tartışılmasının istenmesinin sebebi, sanığın eylemlerini gerçekleştirdiği sırada, yardım ettiği yapının bir 'suç örgütü' olduğunu bilip bilmediği, yani suçun maddi unsurlarında bir hataya düşüp düşmediği meselesidir. **Hukuki Gerekçe:** 1. **Hata (TCK m. 30/1):** Bu madde, 'Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz.' demektedir. Örgüt üyeliği veya yardımı suçunun maddi unsurlarından biri, ortada 'suç işlemek amacıyla kurulmuş' bir örgütün varlığıdır. Eğer fail, katıldığı veya desteklediği yapının bu niteliğini (suç örgütü olduğunu) bilmiyorsa ve bu konuda kaçınılmaz bir hataya düşmüşse, kastı ortadan kalkar. 2. **FETÖ/PDY Yargılamalarındaki 'Milat' Kabulü:** Yargıtay, özellikle FETÖ/PDY yargılamalarında, yapının bir terör örgütü olduğunun kamuoyu tarafından genel olarak anlaşılmasını 17-25 Aralık 2013 ve sonrasına dayandırmaktadır. Karara konu olayda sanığın eylemlerinin 2012 ve öncesine ait olması, onun bu eylemleri yaptığı sırada yapının gerçek niteliğini bilmediği, onu bir 'cemaat' veya 'sivil toplum kuruluşu' olarak gördüğü yönünde güçlü bir karine oluşturur. 3. **Tartışma Zorunluluğu:** Sanığın 2012'den sonra, özellikle de 2014'ten (milattan) sonra örgütsel faaliyetinin olmaması, onun yapının niteliğini anladıktan sonra bağını kopardığı şeklinde yorumlanabilir. Bu durum, sanığın önceki dönemde 'suç örgütü' unsurunda hataya düştüğü iddiasını güçlendirir. Bu nedenle mahkeme, sanığın eylemlerini gerçekleştirdiği tarihteki bilgi ve algı düzeyini değerlendirerek, TCK m. 30/1'deki hata hükmünün uygulanıp uygulanmayacağını kararında 'tartışmak' ve bu konudaki kanaatini gerekçelendirmek zorundadır. Bu tartışma yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulması, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe nedeniyle bozma nedeni sayılmıştır.