Bir sanık, 17-25 Aralık 2013 öncesinde FETÖ/PDY ile iltisaklı bir yurtta kalan çocuğunu, bu tarihten sonra yurttan almış ve Bank Asya'daki hesabını kapatmıştır. Bu sanığın, milat öncesi dönemdeki eylemleri (örneğin, sohbetlere katılma) nedeniyle örgüte yardım suçundan cezalandırılması mümkün müdür? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2019/11549 E. sayılı kararı bu durumu nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25009

Hayır, bu durumda sanığın milat öncesi dönemdeki eylemleri nedeniyle örgüte yardım suçundan cezalandırılması mümkün değildir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, bu tür bir durumda sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bunun temel gerekçeleri şunlardır: 1. **Suç Kastının Yokluğu:** Örgüte yardım suçu (TCK m. 220/7), failin 'bilerek ve isteyerek' ve 'örgüte katkı sağlama özel kastıyla' hareket etmesini gerektirir. Yargıtay'a göre, 17-25 Aralık 2013 'milat' kabul edilen tarihten önce, yapının bir terör örgütü olduğu genel olarak bilinmediği için, bu dönemdeki eylemlerin (sohbete katılma, yasal bir bankaya para yatırma, çocuğunu yasal bir yurda gönderme) 'suç örgütüne yardım etme kastıyla' yapıldığı kabul edilemez. Bu dönemde manevi unsur oluşmamıştır. 2. **Örgütten Ayrılma İradesi:** Sanığın, milat olarak kabul edilen ve yapının gerçek yüzünün ortaya çıktığı tarihten sonra, örgütle olan bağını koparmak için somut adımlar atması (çocuğunu yurttan alması, bankadaki hesabını kapatması), onun örgütsel bir kastı ve bağlılığı olmadığını gösteren en önemli delillerdendir. Bu eylemler, sanığın savunmasını doğrular ve örgüte yardım kastıyla hareket etmediğine dair bir karine oluşturur. 3. **Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi:** Sanığın milat sonrası örgütle bağını kestiği somut delillerle ortadayken, milat öncesi yasal ve rutin eylemlerine dayanarak, 'her türlü kuşkudan uzak' bir şekilde suç kastının varlığının ispatı mümkün değildir. Bu durumda, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği sanığın beraatına karar verilmelidir.