Bir sanık, sahibi olduğu internet sitesinde, çocukların kullanıldığı müstehcen içerikli videoları yayınlamıştır. Bu eylem, TCK m. 226/3-2. cümle (başkalarının kullanımına sunma) ve TCK m. 226/5 (basın yayın yoluyla yayınlama) hükümlerinden hangisi kapsamına girer? Bu iki hüküm arasındaki temel ayrım noktası nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25002

Bu eylem, TCK m. 226/5'te düzenlenen 'basın ve yayın yolu ile yayınlama' suçu kapsamına girer. Bu iki hüküm arasındaki temel ayrım, eylemin 'kamuya açıklık' derecesi ve hedef kitlenin 'belirli' ya da 'belirsiz' olmasıdır. 1. **Başkalarının Kullanımına Sunma (TCK m. 226/3-2):** Bu fiil, içeriğin belirli ve sınırlı sayıda kişiye ulaştırılmasını ifade eder. Hedef kitle bireysel olarak bellidir. Örneğin, bir kişiye e-posta veya özel mesajla video göndermek bu kapsama girer. 2. **Basın ve Yayın Yoluyla Yayınlama (TCK m. 226/5):** Bu fiil ise, içeriğin 'belirsiz sayıda' kişinin erişimine açık hale getirilmesidir. İnternet sitesi, doğası gereği kamuya açık bir platformdur ve siteye kimlerin gireceği önceden bilinemez. Siteye video yüklemek, içeriği kitlesel erişime sunmak anlamına gelir ve bu, 'yayınlama' fiilinin ta kendisidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/18011 E. sayılı kararında, 'skype' gibi bir program aracılığıyla dahi olsa, tespiti yapılamayan diğer kullanıcılara gönderme eylemi, TCK m. 226/5 kapsamında değerlendirilmiştir. Herkese açık bir internet sitesinde yayınlama ise çok daha bariz bir şekilde bu fıkra kapsamındadır. Sanığın eylemi, hem üretilmiş içeriği depolama (TCK m. 226/3-2) hem de yayınlama (TCK m. 226/5) suçlarını içerse de, TCK m. 44 (fikri içtima) uyarınca cezası daha ağır olan TCK m. 226/5'ten (6-10 yıl hapis) sorumlu tutulması gerekir.