CMK madde 217'de yer alan 'delillerin serbestliği' ilkesi, ceza muhakemesinde 'delil yasakları' ile nasıl sınırlandırılmıştır?
CMK madde 217'de yer alan 'delillerin serbestliği' ilkesi, maddi gerçeğe ulaşma adına her türlü delilin kullanılabileceğini belirtse de, bu ilke 'delil yasakları' ile sınırlandırılmıştır. Delil yasakları, hukuka uygunluk ilkesinin bir gereğidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/591 sayılı kararında belirtildiği üzere, delil yasakları 'delil elde etme yasakları' (örneğin, işkence, yasa dışı arama, narko analiz gibi hukuka aykırı yöntemlerle delil elde etme) ve 'delil değerlendirme yasakları' (örneğin, tanıklıktan çekinme hakkı olanın önceki ifadesinin okunmaması) olarak ikiye ayrılır. Bu yasaklar, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini korumayı ve adil yargılanma hakkını güvence altına almayı amaçlar. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller, serbest delil sistemine rağmen hükme esas alınamaz (Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a, 217/2 son fıkra).