Bir suç örgütü yargılamasında, failin örgütle olan bağının hiyerarşik bir yapıya ve devamlılığa dönüşerek 'üyelik' düzeyine ulaştığı tespit edilirse, bu failin aynı zamanda örgüte 'yardım' suçundan (TCK m. 220/7) da sorumlu tutulması mümkün müdür?
Hayır, mümkün değildir. Örgüt üyeliği ve örgüte yardım, birbirini dışlayan iki ayrı suç tipidir. Bir fail, aynı anda hem örgütün üyesi hem de örgüte dışarıdan yardım eden kişi olamaz. Bu durumun hukuki gerekçesi 'tüketen-tüketilen norm' ilişkisidir. 1. **Tanım Farkı:** TCK m. 220/7, 'Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte...' diyerek, yardım suçunun failinin örgüt üyesi olmamasını bir ön koşul olarak belirlemiştir. TCK m. 220/2'deki üyelik suçu ise, tam tersine, örgütün hiyerarşik yapısına organik bir bağ ile dahil olmayı gerektirir. 2. **Tüketen-Tüketilen Norm İlişkisi:** Örgüt üyeliği, örgüte yardım etme fiilini de içeren daha genel ve daha ağır bir haksızlık durumunu ifade eder. Bir kişinin eylemleri, Yargıtay'ın aradığı 'süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk' kriterlerini karşılayarak üyelik seviyesine ulaştığında, bu üyelik durumu, daha önce veya üyelik süreci içinde işlenmiş olabilecek münferit yardım eylemlerini de 'tüketir', yani kendi içinde eritir. **Sonuç:** Mahkeme, bir sanığın örgütle olan bağını değerlendirirken, öncelikle üyelik suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığını araştırmalıdır. Eğer üyelik suçunun unsurları (hiyerarşik bağ, süreklilik, yoğunluk vb.) sabitse, sanık sadece 'örgüt üyeliği' suçundan cezalandırılır. Bu durumda, yardım suçundan ayrıca ceza verilemez. Eğer eylemler üyelik düzeyine ulaşmıyorsa, o zaman yardım suçu gündeme gelir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 30.09.2020 tarihli, 2020/4660 K. sayılı kararında da bu ayrım net bir şekilde vurgulanmıştır (sen.av.tr/tr/makale/orgute-yardım-sucu-ile-ilgili-son-mulahazalar).