Bir bölge adliye mahkemesi (BAM), ilk derece mahkemesi kararını CMK m. 280/2 uyarınca kaldırarak duruşma açmış ve yeniden hüküm kurmuştur. İstinaf başvurusunda bulunmayan bir sanık, bu yeni hükümden sirayet (CMK m. 280/3) yoluyla yararlanmışsa, bu yeni hükme karşı temyiz yoluna başvurabilir mi? Bu konudaki hukuki tartışmayı ve 'sen.av.tr'deki makalede savunulan görüşü açıklayınız.
Bu konu, kanunda açıkça düzenlenmediği için hukuken tartışmalıdır. Ancak hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı ilkeleri çerçevesinde, sanığın temyiz hakkına sahip olması gerektiği yönündeki görüş daha güçlüdür. **Hukuki Tartışma:** * **Aleyhe Görüş (Temyiz Edemez):** Bu görüş, Yargıtay'ın CMK m. 306 (temyizde sirayet) için geliştirdiği dar yorumu esas alır. Buna göre, sanık kanun yoluna başvurmadığı için hakkındaki ilk hüküm kesinleşmiştir. Sirayet, ona sadece lehe sonuçtan yararlanma imkanı tanır, yeniden tam bir taraf sıfatı ve kanun yolu hakkı vermez. BAM tarafından kurulan yeni hüküm, onun açısından yine kesin sayılmalıdır. * **Lehe Görüş (Temyiz Edebilir):** 'sen.av.tr'deki makalede de savunulan bu görüşe göre, sanığın temyiz hakkı vardır. Gerekçeleri şunlardır: 1. **Yeni ve Bağımsız Hüküm:** BAM, ilk derece mahkemesi kararını 'kaldırarak' tamamen 'yeni bir hüküm' kurmuştur. Ortadan kalkan bir hüküm değil, var olan ve sanığın hukuki durumunu yeniden belirleyen yeni bir hüküm söz konusudur. Her yeni hükme karşı, kanunda yasaklanmadığı sürece, kanun yolu açık olmalıdır. 2. **Hak Arama Hürriyeti (Anayasa m. 36):** Sanığın, kendi hukuki durumunu doğrudan etkileyen yeni bir karara karşı üst mahkemeye başvurma hakkından mahrum bırakılması, hak arama hürriyetinin ve adil yargılanma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. 3. **Yasal Boşluk ve Lehe Yorum:** Kanunda, sirayetten yararlanan sanığın temyiz yoluna başvuramayacağına dair açık bir yasak hükmü yoktur. Ceza muhakemesinde temel hak ve özgürlüklere ilişkin kurallar, sanık lehine geniş yorumlanmalıdır. **Sonuç:** BAM, ilk kararı ortadan kaldırıp tamamen yeni bir yargılama yaparak yeni bir hüküm kurduğu için, bu yeni hüküm, sirayetten yararlanan sanık için de hukuki sonuçlar doğuran ve denetime açık olması gereken bir karardır. Bu nedenle, sanığın bu yeni hükme karşı, şartları varsa, temyiz yoluna başvurabilmesi gerekir.